Bu haber kez okundu.

9. EKODESIGN KONFERANSI, “YENİ NESİL YEŞİL” TEMASIYLA 26 NİSAN SALI GÜNÜ YAPI-ENDÜSTRİ MERKEZİ’NDE DÜZENLENDİ
48 yıldır ‘Yapı dünyasının bilgi merkezi’ olma işlevini sürdüren Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) tarafından yeni nesil düşünme biçimleriyle “Sürdürülebilir tasarım ve kentleşme” kavramlarının önünü açmak, sürdürülebilir kentleşme politikalarını değerlendirerek yapı sektöründe farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen EKODesign KonferansıPoncebloc sponsorluğunda, YAPI Dergisi bilgi sponsorluğunda ve ÇEDBİK, GYODER, İNDER, ICVB, Türkiye İMSAD ve ULI Türkiye destekleriyle YEM’in Fulya’daki merkezinde düzenlendi.

"Yeni Nesil Bir Yeşil Devrime ve Tarım Yönetimine İhtiyacımız Var"
EKODesign 2016'ya anahtar konuşmacı olarak katılan ve konferansın ilk sunumunu gerçekleştiren İsveçli mimar Jonas Lundberg, uluslar ve disiplinler arası deneyim paylaşımına dayalı Urban Future Organization (UFO) bünyesinde gerçekleştirdikleri sürdürülebilir projeleri aktarırken, ofisin yenilikçi tasarım felsefesi hakkında bilgiler paylaştı.

Shenzhen kentindeki yeni ticaret bölgesi için açılan yarışmada birinci gelen "Cloud Citizen" projesini aktaran Lundberg, Çin'deki yoğun kentleşme karşısında tarım alanlarına duyulan ihtiyaca da çözüm üreten bu önerinin, köy yaşamının modern versiyonu olduğunu belirtti. 2016 itibariyle dünya nüfusunun 7,4 milyara ulaştığını ve kentlerde 50 milyon mültecinin yaşadığını hatırlatan Jonas Lundberg, yeni enerji ve gıda kaynaklarına duyulan ihtiyacın arttığına işaret ederek; "Yeni nesil bir yeşil devrime ve tarım yönetimine ihtiyacımız var. Teknolojiyi kullanmanın yeni yollarını bulmalıyız. Günümüz ve geleceğin şartları ile uzlaşabilmek için teknolojik evrimleri kucaklamalı ve yeni durumumuzu gözden geçirmeliyiz" dedi.

"Geleceği Yeniden Kullanım Kurtaracak"
EKODesign 2016'nın ikinci anahtar konuşmacısı, İtalyan mimarlık kuramcısı Luca Molinari idi. Konferansa, "Yeniden Kullanım Sanatı: Basit Şeylerle Sürdürülebilirliği Sağlamak" başlıklı sunumuyla katılan Molinari, insanlık tarihinin en eski ve sürdürülebilir alışkanlığı olan 'yeniden kullanım'ın mimarlık dünyasındaki yansımalarını paylaştı.
"Dehaya sahip insanlar her zaman egolarını ortaya koymak zorunda değil, bazen gerçeği dinlemek ve bundan bir şeyler öğrenmek gerekir" diyen Molinari, konuşmasında farklı şehirlerinden sosyal konutlar, atıl yapılar ve kamusal alanlar ile ilgili başarılı yeniden kullanım örnekleri de sundu. "Her bina yeni bir şanstır" diyen Luca Molinari, yeniden kullanımın mimarlık için zorlayıcı olduğu kadar müthiş bir deneyim alanı olduğunu belirterek "Geleceğimizi kurtarmanın en iyi yolu, yeniden kullanım sanatıdır" diye konuştu.

"Kamuda Sürdürülebilir Bina Yapmak Maliyetlidir Tabusu Yıkılıyor”
Etkinliğin bir diğer oturumunda ise ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Abdi Güzer, UNDP Türkiye Binalarda Enerji Verimliliğinin Artırılması Projesi Yöneticisi Aslı Karabacak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği Daire Başkanlığı’ndan Makine Mühendisi Korkmaz Gül ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü, Enerji Verimliliği ve Tesisat Dairesi, Enerji Verimliliği Şube Müdürlüğü’nden Yüksek Mimar Nilay Özeler Kanan konuşmacı olarak yer aldı.

Türkiye’nin tasarım süreçlerindeki yerini konu alan oturumda, Prof. Dr. Celal Abdi Güzer, mimarlığın ‘yer’le ilişki kurmak olduğunu anlatarak, ekolojik ve sürdürülebilir olmanın mimarlığın doğasında bulunduğuna vurgu yaptı.
Bütünleşik bina tasarımı yaklaşımının farklı uzmanlık alanlarının birikimlerinin, bina inşa sürecinin en başından itibaren bir araya getirilmesini ve etkileşim içinde bulunmasını sağladığını kaydeden Aslı Karabacak, Türkiye’de bu yaklaşımın yaygın olarak benimsenmesini amaçlandıklarını ifade etti.

Enerji Bakanlığı yetkilisi Korkmaz Gül ise sözlerine Türkiye’deki genel enerji durumundan bahsederek başladı. Gül, artan nüfus, şehirleşme ve ekonomik büyüme ile Türkiye’de enerji tüketiminin arttığına dikkat çekerek, yerli enerji kaynakları ile artan talebin karşılanamadığını kaydetti.
Yüksek Mimar Nilay Özeler Kanan da enerji etkin bina tasarımında bütünleşik tasarımının amacının çevreyi korumak, maliyeti düşürmek ve kaliteyi artırmak olduğunu kaydetti. Bütünleşik bina tasarımı yaklaşımında kullanılan aktif teknolojilerden bahseden Kanan, bu yaklaşıma dünya mimarlığından örnekler verdi.

"Tasarımın Yeni Oyunları"
Tasarımın Yeni Oyunları oturumuna Bahçeşehir Üniversitesi Oyun Laboratuvarı (BUG) ve Oyun Tasarımı Yüksek Lisans Programı’nın kurucu direktörü Yrd. Doç. Dr. Güven Çatakile yüksek mimar Alper Derinboğaz konuşmacı olarak katıldı. İstanbul’un dev bir şantiyeye dönüştüğüne dikkat çeken Derinboğaz, mimarinin objeler, insanlar gibi fiziksel kavramlar üzerine şekillendiğini söyledi. Kentlerin yönetiminde, oluşturulmasında oyunun ciddi rolü olabileceğini belirten Derinboğaz, kentlerin bilgi yönetimi ile idare edilen alanlara dönüştüğünü, oyunun ilkeleri doğrultusunda oluşturulan bilgi organizasyonu ile sürdürülebilirliğin kentliler arasında hayata geçirilebileceğini belirtti.

Güven Çatak ise mimari tasarım ile oyun tasarımının birbirine çok benzediğini ifade ederek “Oyun” kavramının endüstrileştiğinden bahsetti. Oyunun teknolojilerden beslendiğini dile getiren Çatak, oyunun mimaride kullanımına değindi. Mimari tasarımın oyunlardan faydalandığını söyleyen Çatak, oyundaki doğaçlamanın mimaride de var olduğuna vurgu yaptı. Oyunlaştırma ile kullanıcı bilgilerinden oluşan büyük data toplanabileceğini kaydeden Çatak, bu toplanan datanın iyi analiz edilmesinin sürdürülebilirlik ve ekoloji doğrultusunda kullanılarak kente faydalar sağlayabileceğini söyledi

Yeşil Binalar SCOLA Örneği Üzerinden Tartışıldı
Konferansın "YAPI Dergisi Özel Seçkisi" adlı bölümünde “Anatomik Bir Vaka Etüdü: ÖzÜ SCOLA Binası” başlıklı oturum ile Özyeğin Üniversitesi'nin İngilizce Hazırlık Binası masaya yatırıldı. Oturumun moderatörlüğünü YAPI Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Y. Mimar Yasemin Keskin Enginöz yaptı. Enginöz, yeşil bina olarak tasarlanan birçok yapıda sürdürülebilirliğin olmadığını vurgulayarak; "Yeşil binalar enerji verimli olarak doğuyor ama bu verimliliği sürdüremiyor" dedi. Bu anlamda SCOLA binasının bütünleşik bir yapı ve tasarım sunduğunu ifade eden Enginöz, örneklem olarak bu binanın tercih edilmesinin nedenini ise binanın yeşil doğup yeşil olarak yaşamaya devam etmesi olarak açıkladı.

Oturumun ilk konuşmacısı olan Özyeğin Üniversitesi Enerji Çevre ve Ekonomi Merkezi Direktörü Pınar Mengüç, SCOLA binasını oluştururken gezegendeki kaynakların yetmeyeceği ve birtakım şeylerin değişmesi gerektiği fikrinden yola çıktıklarını anlatarak; "Biz SCOLA'da tabiat ve iklim merkezinde, insan ve toplum çerçevesinde bir proje tasarladık. Burada 'bina kullanım amaçları', 'bina kullanıcılarının istekleri', 'termal ve görsel konfor", 'işletme maliyetleri', 'entegre mimarlık-mühendislik', 'sürdürülebilir finans/risk' başlıklarını dikkate aldık" dedi.

Özyeğin Üniversitesi Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi Kıdemli Araştırmacı Yasemin Somuncu, SCOLA projesinin "European Commission through the Seventh Framework Programme" çerçevesinde geliştirilen NEED4B projesi kapsamında oluşturulduğunu ifade etti. Türkiye dışında İspanya, Belçika, İsveç ve İtalya'da da benzer projeler yürütüldüğünü anlatan Somuncu, "Bu sayede farklı inşaat kültürleri olan, farklı coğrafyalardan gelen deneyimlerle ortak bir metodoloji oluşturmaya çalışıyoruz" dedi.

B Design Mimarlık Yönetici Ortağı Emre Gürsoy ise SCOLA binası için yapılan enerji verimliliği çalışmalarına değinerek, projenin yeşil bina olmasını sağlayan detayları dile getirdi. Özyeğin Üniversitesi Teknik Hizmetler Müdürü Saadet Özkan da projedeki enerji dağıtım merkezini ele aldı. Isıtma, soğutma, havalandırma, temiz su, yangın söndürme gibi birçok durumu buradan kontrol ettiklerini vurgulayan Özkan, "Yeşile uygun olarak, doğal kaynakları en verimli şekilde koruyarak bu kontrolleri yapmaya çalışıyoruz" dedi. Özyeğin Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Direktörü Nergis Uyan Akbay ise binanın 7/24 yaşadığına dikkat çekerek; "Biz derslerimizde bahsedilen sürdürülebilirlik konusunu burada somut olarak örnekliyoruz" diye konuştu.

Yeni Nesil Yeşil Üzerine Serbest Kürsü
"Marx'ın 'Doğa insanın inorganik bedenidir' sözü reddediliyor"
Konferansa "Doğal-Yapılı Çevre Sürekliliği" başlıklı sunumuyla katılan Aboutblank Kurucu Ortağı Mimar Erhan Vural, sunumunda ekolojiye yönelik farklı bakış açılarını nostaljik, kozmetik ve analitik ekoloji başlıkları altında toplayarak dile getirdi. 


"Aklın Yolu Bir(0) Değil
Super Eight Kurucu Ortağı Mimar Bilge Kobaş ise konuşmasına, "Akıllı Binayı Nasıl Tanımlarız?" sorusuyla başladı. "Bir binanın akıllı olup olmaması hangi araçları kullandığıyla ilgili değildir" diyen Kobaş, yeni dünyanın akıllı bina algısından bahsetti.


"Sürdürülebilirlik geleneksel kalıplardan sıyrılmalı"
EPITOME Collaborative Network Kurucu Ortakları Cemal Koray Bingöl, Deniz Tümerdem ve Gamze Gündüz, "Ölçekler Arası Sürdürülebilirlik" başlıklı sunumlarında, 11 farklı proje üzerinden sürdürülebilirliğin geleneksel olmadığını ve kalıplardan sıyrılabildiğini anlattı.

"Binayı sürdürülebilir kılan, insanlar tarafından benimsenmesidir"
ATÖLYE Labs Kurucu Ortağı ve Tasarım Yöneticisi Engin Ayaz da serbest kürsüde,Konteyner Park projesinin hikayesini aktardı. Eski bir yapının kalıntıları üzerine projelendirilen Konteyner Park'ın kullanıma açıldıktan sonraki yaşamından da görüntüler sunan Ayaz, "Önemli olan kullanıcı deneyimidir. Binayı sürdürülebilir kılan güzel fotoğraflar değil, insanlar tarafından benimsemesidir." dedi.

Konferans sonunda #ekodesign2016 hashtagi ile yürütülen sosyal medya yarışmasının sonuçları ve kazananları twitter üzerinden duyuruldu. “Yeni Nesil Yeşil Nedir?” sorusuna yanıt veren kullanıcılar arasından seçilen isimler, YAPI Dergisi aboneliği ve YEM Yayın’dan çeşitli hediye kitaplar kazandılar. 10. yılına yaklaşırken izleyicilerden yoğun ilgi gören EKODesign Konferansı, sürdürülebilirlik konusunda gündem oluşturmaya devam edecek.
Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.