Bu haber kez okundu.

Son 2 Tane Gardıç Bıçağı Ustası Var

Antalya ilinin Kumluca İlçesinde yer alan Kuzca Köyü'nde yüzyıllardır geleneksel bir şekilde üretilen ''Gardıç bıçağı'' yapılmasını, kalan 2 tane ustası devam ettiriyor.

Antalya'ya 52 kilometre uzaklıkta bulunan Kumluca İlçesi'ne bağlı 950 rakımlı dağlık ve ormanlık alanda yer alan ve bir zamanlar 'Gardıç bıçağı' ile ünlü olan Kuzca Köyü'nde günümüzde sadece 85 yaşındaki İsmail Bölük ile 72 yaşındaki Sabri Şen, bu geleneksel mesleği sürdürüyor. Demir ve çeliğin bir arada kullanılması nedeniyle kırılmaya karşı son derece dayanıklı olan ve sap kısımları boynuzdan imal edilen 'Gardıç bıçağı', artık hatır için yapılıyor. Tamamen elde yapılan, hiçbir elektrikli alet kullanılmayan bıçağın en büyük özelliği yapım sürecinin teknolojik gelişmelerden hiçbir şekilde etkilenmeden 'iptidai' yapısını olduğu gibi koruması.

KOL GÜCÜNE DAYALI ALET VE EDAVAT

Tamamen el aletleri ve kol gücünün geçerli olduğu bıçak iç kısmı demirci kumu ile doldurulmuş, kenarları çamurlu taşla örülmüş ve tahtayla kaplanan, yüksekliği 70 santimetre olan tezgahta üretilirken, tuğladan imal edilen ve üzerinde davlumbaz bulunan ocakta demir ısıtılarak yumuşatılıyor. İşlevi ocağa hava üflemek olan ahşap ve ham deriden imal edilen körük, üzerinde dövme, şekillendirme, doğrultma işlemlerinin yapıldığı örs, çekicin yeterli olmadığı durumlarda tavlanan demirin dövülmesi amacıyla balyoz, çekiç, işlenen demirlerin üzerinde kalan çapakları temizlemek için eğe, kesme amaçlı keski, matkap çivisi ve ipten oluşan iptidai kemane matkap, demiri kesen makas, mengene, yapan ustanın adının yazılmasını sağlayan damga zımbası ve bıçağa sap takabilmek ve delik açabilmek için delik zımbası kullanılıyor.

Bir zamanlar sabit ağızlı olan av bıçağı, bel bıçağı, kasap bıçağı gibi bıçak türlerinin yanı sıra çakı adı verilen katlanır bıçakların üretimini de yapan ustalar bir bir meslekten el çekince, kalan son iki usta günümüzde bu işi hatır için ya da sipariş üzerine yapıyor.

KİTAPTA YER VERİLDİ

İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar'ın proje koordinatörlüğünde yayımlanan 'Antalya'da Yaşayan Geleneksel Meslek, Sanat ve Zanaatlar' adlı kitapta da yer verilerek tanıtımı yapılan Gardıç bıçağı ile ilgili bilgi veren halk kültürü araştırmacısı Mahmut Davulcu, araştırmayı meslektaşı Mustafa Tokat ile birlikte yaptıklarını anlattı. Davulcu, "İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak gerçekleştirdiğimiz halk kültür ve somut olmayan kültürel miras tespiti konusunda il genelinde birçok araştırma yaptık" dedi. Bu araştırmalar kapsamında Kumluca ilçesi Kuzca Mahallesi'nde bıçak yapıldığını tespit ettiklerini belirten Davulcu, "Bu bıçak Gardıç bıçağı olarak biliniyor, ancak şu anda bileni de yapanı da kalmamış" diye konuştu.

KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ OLMASI ÜZÜNTÜ VERİCİ

Gardıç bıçağının en önemli özelliğinin yapımında hiçbir elektrikli alet kullanılmaması olduğunu kaydeden Davulcu, sözlerini şöyle sürdürdü:  "100 yıl önce 200 yıl önce bıçak nasıl yapılıyorsa Gardıç bıçağı o şeklide yapılmaya devam ediliyor. Tüm otantikliğini ve orijinalliğini korumuş. Bu açıdan bizim ilgimizi çok çekti ama kaybolmaya yüz tutmuş olması çok üzüntü verici. İki usta var. İki ustadan biri 80'e yakın. O ustalardan biri bizim için bir bıçak imal etti. Bıçağın özelliği çelik namlulu ve boynuz saplı. Sap kısmı keçi boynunuzdan imal ediliyor. Namlusu ise geçmişte Karabük'ten kaliteli çelik temin edilirken artık günümüzde inşaat çeliği ve karbon oranı yüksek demir temin edilerek yapılıyor."

HATIR İÇİN YAPIYORLAR

Ustalar Sabri Şen ile İsmail Bölük'ün artık hatır için sipariş üzerine bıçak yaptıklarını vurgulayan Davulcu, "Bir bıçağın yapımı 1 gün sürüyor. Zahmetli bir iş. Orijinal ve teferruatlı bir sanat. Kadim sanatlarımızdan biri. Kuzca'da geçmişte bu işi yapmış ustalar mevcut ama artık maalesef bu mesleği bırakmışlar. Çünkü para getirmiyor. Bir kaynak sağlamıyor" dedi.

Son iki ustanın tezgahlarının çalışır durumda olduğunu, ancak bu ustalara bir şey olması durumunda bu mesleğin yok olacağını söyleyen Davulcu şunları kaydetti:

"Bizim de müdürlük olarak çabamız bu mesleklerin kaybolmaması, bunların tanıtımının yapılması ve insanların bu meslekleri bilmesi. Bu tür geleneklerin, sanatların yaşayabilirliğinin olmazsa olmazı farkındalıktır. İnsanların bu mesleklerin ve sanatların farkında olması, giderek yerinde görmeleri ve satın almasıdır. Başka türlü ayakta kalmasına olanak yoktur."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.