Bu haber kez okundu.

Kılıçdaroğlu: "Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset sokmayalım"

TBMM Gazi Meclistir. Kurtuluş Savaşı'nı yönetmiş bir meclistir. Sabaha karşı çalışarak yalnız kendi onurlarını değil, milletimizin onurunu korumuştur. Dört partinin liderleri ve vekilleri açık bir tavır koymuşlardır. Darbeye karşı demokrasi bildirgesini hep beraber imzaladı. Gönül isterdi ki öteki genel başkanlar da burada olsaydı, son derece mutlu olurdum. Söz konusu vatandır. Sonuna kadar vatana sahip çıkacağız. 

Artık 15 Temmuz'un bir özelliği var. Bir uzlaşma kapısı araladı bize. 15 Temmuz'da artık yeni bir Türkiye vardır. Bu uzlaşma kültürünü daha ileri taşıyabilirsek çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakmış olacağız.

1- Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset sokmayalım. 

2- Siyasette özeleştiri yapmalıyız. Bizim asil bir uzlaşmaya ihtiyacımız var.

3- Geçmişi iyi tahlil etmek gerekiyor. Zamanı tekerrür ettirmemeliyiz. 

4- Devletin inşasında liyakat sistemini esas almalıyız. 

5- Her şartta demokrasiye haiz çıkmalıyız. 

6- Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkmalıyız. 

7- Parlamenter sistemi güçlendirmek zorundayız. 15 Temmuz akşamı TBMM dik durarak parlamentoyu terk etmedi. Kurtuluş Savaşı'nı nasıl yönettiyse bir darbeyi püskürttü.

8- Medyanın özgürlüğü. 

9- Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı. FETÖ ordunu içinde yuvalandı, yargının, devletin her kademesinde yuvalandı. Hepimiz buna daha önce F Tipi örgütlenme diyorduk. Şimdi FETÖ deniyor. Yargıyı mahkemede tecelli edeceğiz. Bir hakim Pensilvanya'dan talimatla hareket ediyorsa o hakim hakim değildir. 

10- Laikliğin ne kadar önemli bulunduğunu görmüş olduk.

11- Demokrasinin güçlenmesine sadece bugün için değil, gelecekte de katkı vermek zorundayız. Ne olursa olsun fakat kesinlikle sorgulayan bir eğitim sistemini hayata geçirmemiz gerekir.


12- FETÖ'yü biliyorsunuz artık tüm dünya biliyor. Bu örgüt geçmişte Balyoz, Ergenekon... Aslabir günahı olmayan bir çok subayımızı hapse attılar. O dönem en çok itiraz eden bizdik. Şimdi onların tamamının kumpas olduğu ortaya çıktı. O zaman bir devlet adalet üzerinde büyür. Bir devlet adalet üzerinde devlet olur. Buradan bir çağrı yapıyorum, geçmişin mağdurlarına haklarını, itibarlarını iade edelim.

Devlet haksızlıklarla savaşım ederken hukukun dışına çıkmamalıdır. İçimizden bir ferdin bile emeği, eseri ziyan olduğunda bu tüm Türkiye'nin ortak kaybıdır. Bir kişi bile haksızlığa uğradığında bu tüm Türkiye'nin kaybıdır. Ülkemizi tekrar inşa ederken yeni mağduriyetler yaratmamalıyız. Devlet hakkaniyet üzerinde yükselmek zorundadır.

"HEPİMİZİN GÖREVİ"

12 madde halinde yol haritamızı açıkladım. Eksiği olabilir. Fakat Türkiye'yi düzlüğe çıkarmak hepimizin görevi. Hep birlikte mücadele edelim.

En önde kadınlarımız var. Tıpkı 15 Temmuz'da tankların önünde durdukları şeklinde. Bundan büyük bir gurur duyuyorum. Hanımlarımızın hayatın her alanında daha çok var olmalarını gönülden temenni ediyorum. Kadınlarımızın katılımı bizim için vazgeçilmezdir. Bu ülkenin yiğit kadınlarının evladı, kardeşi olmaktan gurur duyuyorum.
Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.